Minik kuşum yıl içinde iki kez gitti K.Maraş’a; hem yaz
sıcağını hem kış soğuğunu gördü. İlk ziyaretimiz haziran sonu temmuz başını
kapsadı. Ramazan ayı ve sıcak hava birleşince şehir gezileri yapamasak da eş
dost akraba ziyaretleri ve iftar sofralarının tadı her şeye değerdi. Muhteşem
yemeklerin tarifi ayrıca verilecektirJ İkinci ziyaretimiz de
sevgili ağabeyimin ani düğünü nedeniyle plansız ve aralığın son günlerine denk
gelince dedik soğuk da olsa kısa bir şehir turu bu sefer farz oldu. Özlemişim
doğduğum büyüdüğüm şehri. K.Maraş’a gidip de dondurmasını, tarhanasını,
firiğini, yemeden dönülmez zaten, ben bol fıstıklı tatlıların yanında dondurma
yemeye bayılırım siz de deneyin. Kuzenlerim bizi Kale’de yapılan panaromik
müzeye götürdü oldukça güzel olduğunu Kurtuluş Savaşı’nda Maraş efsanesini iyi
yansıttığını söyleyebilirim.
Ayrıca şehrin tüm manzarasına hakim bir kafe
yapmışlar burada bir çay içmeden dönmeyin derim. Kapalı Çarşının atmosferini
solumak, yöresel ürünlerden hediye almak, baharat ve bakırların olduğu bölümü
gezmek, oyma sandıkları yeniden görmek, Taş Medresenin önünde durup Ulu Cami’yi
seyretmek ve on iki yıl uğramadığım şehirdeki hatıralara yanımda kocam ve
çocuğumla dalmak hoş bir duygu ve ilginç bir deneyimdi doğrusu.Bir şey daha
söylemeden yapamayacağım canım ailem benim bebekken bıraktıklarım kocaman
gençler olmuş, ailemize yani tanıştığım bir sürü birey katılmış ama can candır
işte, sıcaklığınız içimi ısıttı, hepinizi çoook seviyorum.Ve yöremin eşsiz yemeklerini
bize yeniden tüm doğallığıyla sunan herkese çok teşekkür ediyorum.Tarifler ayrıca verilecektir:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder